2 Mart 2012 Cuma

SUDERİN MURAT’A YANIT

“IVLP (Uluslararası Liderler Ziyareti Programı) kapsamında, ‘Promoting Tolerence Through the ART II’ ‘Sanatın Hoşgörüye Katkısı ve Sanat-Hoşgörü’ ilişkisinin irdelendiği, Amerika’da ikincisi yapılan uluslararası toplantıya, farklı ülkelerden katılacakların yanısıra, Turkiye’den de şahsen fotografçı ve sosyal fayda sağlayan projelerdeki çalışma ve desteklerimden dolayı, katılımcı olarak davet edilmiş bulunmaktayım. Eyaletlerdeki toplantı ve organizasyonlar ‘Department of State’ tarafından onaylanarak organize edilmiştir.”
Bu toplantılarda, Türkiye başta olmak üzere, ‘sanat-hoşgörü-toplum-hoşgörüsüzlük’ etkileşimleri ile ilgili uluslararası platformlarda dile getirilmesini istediğiniz konu ile bağdaşan bilgi, belge ve öneri desteğinize açığım.
İlki 2007’de BM ve ABD tarafından yapılan bu etkinlikte, bu yıl özellikle fotoğrafla ilintili, hoşgörü, hoşgörüsüzlük ve bu durumların sanat ile / karşı duruşu hususunda ‘şunu da dile getir’ şeklindeki yaklaşımlarınızı, bu uluslararası ortamdaki varlığımdan, sosyal faydaya dönüştürmemiz yönünde faydalanmanızı olumlu buluyorum.
Bu hafta içinde elime ulaşacak dataları, konuşmalarımda ve sunumlarımda uluslararası düzeyde paylaşabilmeyi ümid ediyorum.”

Adorno'nun 'Negatif Diyalektik'ini mantıksal veri tabanı alarak ve yaşamının son 21 yılını sokaklarda serseri-entellektüel biri olarak yaşamış biri olarak önerim şu: Altkültürler birbirinden olabildiğince uzakta tutulmalı. Bu, onların birbiriyle etkileşmeyeceği anlamına gelmiyor. Bugünkü kitle iletişim araçlarıyla, bu istense de mümkün değil zaten. Vurguladığım şu: Barış isteniyorsa, mesafe olmalı: Aile içinden başlayarak, bireylere (örneğin yatılı okullardaki adam başı 18 metre küplük hava gibi) bağımsız yaşama alanı ve hacmi yaratılmalı, ondan sonra toplu paylaşım yolları denenmeli. Bizimki gibi, özellikle gençlerin mahremiyetinin hiçe sayıldığı toplumlarda, bu çok daha önemli. Feodal kırması toplumlarda cemaat yapısı daha ağır basıyor, o nedenle bireysellik limit sıfırda bırakılıyor. Bırakalım, tohumlar özgürce tek başlarına toprağa düşsün, ondan sonra ister çürüsün, ister ulu bir ağaç olsun. İntihar temel bir insan hakkıdır ve Dünya'da ilk 10, Çin'de 25-35 yaş arasında 1. ölüm nedenidir. Ölümden önce bir yaşam olacaksa, bu boşluk içinde olmalı, bireylerin tek başına soluk alabilecekleri birer boşluk. Bu anafikir, global ortama nasıl iletilebilir bilmiyorum, çünkü hegemon ideoloji olan, neo-post-modernizme aykırı. Benimkisi, yalnızca fiili bir öneri.

(11 Eylül 2008)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder